Sosyal medyada kazanan adaylar seçimi de kazandı

Yerel seçimlerin ardından yapılan değerlendirmeler neticesinde, sosyal medyada başarılı bir kampanya yürüten adayların sandıkta da başarılı olduğu anlaşıldı.

Bu haber 17 Nisan 2019 - 12:14 'de eklendi ve 23 views kez görüntülendi.

31 Mart yerel seçimleri son dönemin en çekişmeli ve en tartışmalı seçimi olarak kayıtlardaki yerini aldı. Aylardır Cumhur ve Millet İttifakı’nın adaylarıyla yatıp kalkan seçmen, adayların seçim kampanyalarını büyük bir ilgiyle yakından takip etti.

Adaylar, geleneksel medyanın yanı sıra ‘yeni medya’ olarak tanımlanan YouTube, Twitter, Instagram ve Facebook gibi mecraları da etkin şekilde kullanarak, propagandalarını sosyal medyaya da taşıdı.

Özellikle genç seçmenin ilgisini çekmek isteyen adaylar, sosyal medyaya ağırlık verirken; gündemde olabilmek içi farklı konularla ilgili çok sayıda video içeriği de paylaştı.

31 Mart seçimlerinde sosyal medya performansı açısından özellikle öne çıkan bazı isimler oldu. Millet İttifakı’nın İstanbul ve Ankara Adayları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş ile Cumhur İttifakı’nın adayları Binali Yıldırım ve Mehmet Özhaseki, seçim meydanlarının yanında, sosyal medyada da yarıştı.

Diğer yandan Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, azim dolu yaşam öyküsüyle sosyal medyada adını geniş kitlelere duyuran bir diğer isim oldu.

Siyasilerin sosyal medya performanslarını ve sosyal medyanın seçmenin tercihini belirlemede ne derece etkili olduğunu dijital pazarlama uzmanı İlyas Altıoğlu’na sorduk.

Dijital Pazarlama Uzmanı Altıoğlu’na göre; İmamoğlu’nun sosyal medya stratejisi, Yıldırım’dan daha etkiliydi.

Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli’nin seçim kampanyasında gönüllü olarak görev alan İlyas Altıoğlu’na göre; seçimler artık sokaklara afiş asarak değil, seçmenin cep telefonuna ve bilgisayarına girerek kazanılıyor.

31 Mart Yerel Seçimlerinde sosyal medyada öne çıkan adaylar kimlerdi?

Son seçimlerde özellikle Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım tüm dijital mecraları daha etkin kullandılar. Fakat, Ekrem İmamoğlu bölgesel hedeflemeli kampanyalarla bir adım öne geçti diyebiliriz. Burada önemli olan konu sosyal medyada öne çıkmaktan öte, doğru bir strateji ve kurguyla sosyal medyada öne çıkabilmek oldu.

Sosyal medyada klasik medya kanallarına göre biraz daha kaygan bir zemindir. Dikkatli ve tecrübeli olmak gerekir. İyi planlanmamış ve uygulanmamış bir kampanyayla, negatif sonuçlarla karşılaşmak an meselesidir. Sosyal medya tamamen interaktif bir alan olduğundan, sosyal medyada öne çıkan adaylardan daha çok sosyal medyayı iyi yöneten adaylardan bahsetmek gerekir. İstanbul özelinde Ekrem İmamoğlu’nun stratejisi ve iletişimi, Binali Yıldırım’dan daha iyiydi. Bu değerlendirmemizi de mevcut sandık sonuçlarıyla direkt ilişkilendirebiliriz.

Adayların sosyal medya performansları, seçim sonuçlarıyla ne derece etkili?

En etkili alan sosyal medya diyebiliriz. Yeni medya olarak tanımlanan bu mecraların, klasik mecralardan en büyük farkı, anlık geri bildirim alınabilmesidir. Facebook, YouTube, Instagram ve Twitter’da yapacağınız herhangi bir kampanyadan anlık geri bildirimler alabilir ve bu geri bildirimler doğrultusunda stratejinizi oluşturabilirsiniz.

Örneğin; Turan Hançerli sosyal medya çalışmalarıyla Avcılar’da mahalle mahalle hem kendini tanıttı, hem de her mahallenin sorunlarına özel sadece o mahalle özelinde bir çalışmayla seçmenlerin ihtiyaçlarına yönelik, onlara özel kampanyalar düzenledi. Bilgi ve kampanya kirliliğinin önüne geçerken, diğer yandan da bilinirliğini ciddi anlamda arttırdı. Bir önceki yerel seçimlere göre CHP’nin oylarının %18 artması da bunun göstergesi. (2014 Yerel Seçimlerinde CHP’nin Avcılar Adayı Handan Toprak 106,506 oy alırken; 2019 seçimlerinde Turan Hançerli 126,487 oy aldı.)

“SEÇMEN ARTIK İNTERNETTE ARAŞTIRMADIĞI ADAYA OY VERMEKTEN KAÇINIYOR”

Sosyal medya etkileşim rakamları oy oranları hakkında fikir veriyor mu?

Tabii ki oy oranları ve muhtemel sonuçlar hakkında ön bilgi veriyor. Sadece sosyal medya kanallarını değil, internet araçlarını da etkin kullandığınız senaryoda, seçim sonuçlarını bile tahmin edebilirsiniz. O bölgedeki Google arama sonuçlarını analiz ederseniz, yeni medya size yapmanız gerekenleri adım adım gösteriyor. Örneğin; Turan Hançerli seçim sonuçlarına göre en yakın rakibi olan İbrahim Ulusoy’a göre Mart ayında Google’da 8 kat daha fazla aratılmış. Bu da aslında çıkabilecek sonucu önceden tahmin etmemizi sağlıyor. Seçmen artık internette araştırmadığı adaya oy vermekten kaçınıyor.

Siyasiler için sosyal medyada var olmak ne kadar önemli? Siyasetçi, kendisini farklı mecralarda farklı şekilde mi ifade etmeli?

En başta da belirttiğim gibi dijital kanalların hepsinin kullanılması önemli konulardan biri fakat tek başına ne yazık ki bir anlam ifade etmiyor. Dijital dünyada her mecranın kendine özgü kuralları ve kullanım alışkanlıkları var. Eğer, profesyonel bir ekiple çalışmazsanız süreci desteklemek isterken zarar verebilirsiniz. Evet her mecrada olmak, seçmenin 360 derece yanında olabilmek önemli ama ‘nasıl’ sorusunun cevabı tecrübeli bir ekip.

Facebook için yapılan bir videonun, Instagram için tüm özellikleri Facebook’tan farklı olması gerekir. Facebook kullanıcılarının demografik özelliklerine göre kelimeler kullanılmalı, açıklama uzunlukları revize edilmelidir. Aynı işlemler Instagram’da, YouTube’da ve Twitter’da da kesinlikle uygulanmalıdır. Her mecranın dinamiklerine göre bu içerikler revize edilirken, hız faktörü de bir diğer önemli başlık. Dijitalin her alanında olmak istiyorum diyorsanız, ekibinizin içerik üretimi konusunda da çok hızlı ve senkronize hareket etmesi gerekiyor.

İlyas Altıoğlu: “Başarının sırrı artık dijitalleşmekten geçiyor.”

Önümüzdeki dönemde siyasilerin sosyal medya performanslarının seçimin kaderini etkileyebileceğini söyleyebilir misiniz?

Aslında bunu çok uzun zamandır söylüyoruz. Metropolde yaşayan seçmenler gün içerisinde çok fazla reklama maruz kalıyor. Siyasi partiler ise bu karışıklıkta olabildiğine herkesi kucaklayan çalışmalar seçerek, sorunlara genel yanıtlar vermeye çalışıyorlar. Fakat modern dünya seçmeni artık, sorunlarına direkt yanıt ve karşısında gerçek bir muhatap arıyor. Artık çözüm şehrin en kalabalık alanlarına pankartlar asmak değil. Herkesin telefonuna, bilgisayarına mahalle mahalle sorunlara yönelik çalışmalardan bahsetmek. Çünkü seçmen günün stresinde, metropol koşuşturmacasında bu pankartları okumuyor… Bir çok adayı tanımıyor, hikayesini bilmiyor. Son 3-4 seçimde olduğu gibi gelişen teknolojiyle birlikte seçimlerden zaferle ayrılmak isteyen siyasiler, siyasi partiler tüm dijital mecraları aktif bir şekilde kullanmalı ve kişilerin sorunlarına özel içerikler üretmelidirler. Başarının sırrı artık dijitalleşmekten geçmektedir.

Türkiye’de 51 milyon sosyal medya kullanıcısı bulunuyor. Nüfusun %77’si akıllı telefon kullanıcısı, günde bilgisayarda veya telefonda harcanan zaman ortalama 7 saat ve en çok izlenen mecra YouTube iken; dijitalleşme ve kendimizi dijitalle anlatma hayatın ve ekonominin her yerinde artık genel bir kural oldu.

31 Mart yerel seçimleri son dönemin en çekişmeli ve en tartışmalı seçimi olarak kayıtlardaki yerini aldı. Aylardır Cumhur ve Millet İttifakı’nın adaylarıyla yatıp kalkan seçmen, adayların seçim kampanyalarını büyük bir ilgiyle yakından takip etti.

Adaylar, geleneksel medyanın yanı sıra ‘yeni medya’ olarak tanımlanan YouTube, Twitter, Instagram ve Facebook gibi mecraları da etkin şekilde kullanarak, propagandalarını sosyal medyaya da taşıdı.

Özellikle genç seçmenin ilgisini çekmek isteyen adaylar, sosyal medyaya ağırlık verirken; gündemde olabilmek içi farklı konularla ilgili çok sayıda video içeriği de paylaştı.

31 Mart seçimlerinde sosyal medya performansı açısından özellikle öne çıkan bazı isimler oldu. Millet İttifakı’nın İstanbul ve Ankara Adayları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş ile Cumhur İttifakı’nın adayları Binali Yıldırım ve Mehmet Özhaseki, seçim meydanlarının yanında, sosyal medyada da yarıştı.

Diğer yandan Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, azim dolu yaşam öyküsüyle sosyal medyada adını geniş kitlelere duyuran bir diğer isim oldu.

Siyasilerin sosyal medya performanslarını ve sosyal medyanın seçmenin tercihini belirlemede ne derece etkili olduğunu dijital pazarlama uzmanı İlyas Altıoğlu’na sorduk.

Dijital Pazarlama Uzmanı Altıoğlu’na göre; İmamoğlu’nun sosyal medya stratejisi, Yıldırım’dan daha etkiliydi.

Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli’nin seçim kampanyasında gönüllü olarak görev alan İlyas Altıoğlu’na göre; seçimler artık sokaklara afiş asarak değil, seçmenin cep telefonuna ve bilgisayarına girerek kazanılıyor.

31 Mart Yerel Seçimlerinde sosyal medyada öne çıkan adaylar kimlerdi?

Son seçimlerde özellikle Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım tüm dijital mecraları daha etkin kullandılar. Fakat, Ekrem İmamoğlu bölgesel hedeflemeli kampanyalarla bir adım öne geçti diyebiliriz. Burada önemli olan konu sosyal medyada öne çıkmaktan öte, doğru bir strateji ve kurguyla sosyal medyada öne çıkabilmek oldu.

Sosyal medyada klasik medya kanallarına göre biraz daha kaygan bir zemindir. Dikkatli ve tecrübeli olmak gerekir. İyi planlanmamış ve uygulanmamış bir kampanyayla, negatif sonuçlarla karşılaşmak an meselesidir. Sosyal medya tamamen interaktif bir alan olduğundan, sosyal medyada öne çıkan adaylardan daha çok sosyal medyayı iyi yöneten adaylardan bahsetmek gerekir. İstanbul özelinde Ekrem İmamoğlu’nun stratejisi ve iletişimi, Binali Yıldırım’dan daha iyiydi. Bu değerlendirmemizi de mevcut sandık sonuçlarıyla direkt ilişkilendirebiliriz.

Adayların sosyal medya performansları, seçim sonuçlarıyla ne derece etkili?

En etkili alan sosyal medya diyebiliriz. Yeni medya olarak tanımlanan bu mecraların, klasik mecralardan en büyük farkı, anlık geri bildirim alınabilmesidir. Facebook, YouTube, Instagram ve Twitter’da yapacağınız herhangi bir kampanyadan anlık geri bildirimler alabilir ve bu geri bildirimler doğrultusunda stratejinizi oluşturabilirsiniz.

Örneğin; Turan Hançerli sosyal medya çalışmalarıyla Avcılar’da mahalle mahalle hem kendini tanıttı, hem de her mahallenin sorunlarına özel sadece o mahalle özelinde bir çalışmayla seçmenlerin ihtiyaçlarına yönelik, onlara özel kampanyalar düzenledi. Bilgi ve kampanya kirliliğinin önüne geçerken, diğer yandan da bilinirliğini ciddi anlamda arttırdı. Bir önceki yerel seçimlere göre CHP’nin oylarının %18 artması da bunun göstergesi. (2014 Yerel Seçimlerinde CHP’nin Avcılar Adayı Handan Toprak 106,506 oy alırken; 2019 seçimlerinde Turan Hançerli 126,487 oy aldı.)

“SEÇMEN ARTIK İNTERNETTE ARAŞTIRMADIĞI ADAYA OY VERMEKTEN KAÇINIYOR”

Sosyal medya etkileşim rakamları oy oranları hakkında fikir veriyor mu?

Tabii ki oy oranları ve muhtemel sonuçlar hakkında ön bilgi veriyor. Sadece sosyal medya kanallarını değil, internet araçlarını da etkin kullandığınız senaryoda, seçim sonuçlarını bile tahmin edebilirsiniz. O bölgedeki Google arama sonuçlarını analiz ederseniz, yeni medya size yapmanız gerekenleri adım adım gösteriyor. Örneğin; Turan Hançerli seçim sonuçlarına göre en yakın rakibi olan İbrahim Ulusoy’a göre Mart ayında Google’da 8 kat daha fazla aratılmış. Bu da aslında çıkabilecek sonucu önceden tahmin etmemizi sağlıyor. Seçmen artık internette araştırmadığı adaya oy vermekten kaçınıyor.

Siyasiler için sosyal medyada var olmak ne kadar önemli? Siyasetçi, kendisini farklı mecralarda farklı şekilde mi ifade etmeli?

En başta da belirttiğim gibi dijital kanalların hepsinin kullanılması önemli konulardan biri fakat tek başına ne yazık ki bir anlam ifade etmiyor. Dijital dünyada her mecranın kendine özgü kuralları ve kullanım alışkanlıkları var. Eğer, profesyonel bir ekiple çalışmazsanız süreci desteklemek isterken zarar verebilirsiniz. Evet her mecrada olmak, seçmenin 360 derece yanında olabilmek önemli ama ‘nasıl’ sorusunun cevabı tecrübeli bir ekip.

Facebook için yapılan bir videonun, Instagram için tüm özellikleri Facebook’tan farklı olması gerekir. Facebook kullanıcılarının demografik özelliklerine göre kelimeler kullanılmalı, açıklama uzunlukları revize edilmelidir. Aynı işlemler Instagram’da, YouTube’da ve Twitter’da da kesinlikle uygulanmalıdır. Her mecranın dinamiklerine göre bu içerikler revize edilirken, hız faktörü de bir diğer önemli başlık. Dijitalin her alanında olmak istiyorum diyorsanız, ekibinizin içerik üretimi konusunda da çok hızlı ve senkronize hareket etmesi gerekiyor.

İlyas Altıoğlu: “Başarının sırrı artık dijitalleşmekten geçiyor.”

Önümüzdeki dönemde siyasilerin sosyal medya performanslarının seçimin kaderini etkileyebileceğini söyleyebilir misiniz?

Aslında bunu çok uzun zamandır söylüyoruz. Metropolde yaşayan seçmenler gün içerisinde çok fazla reklama maruz kalıyor. Siyasi partiler ise bu karışıklıkta olabildiğine herkesi kucaklayan çalışmalar seçerek, sorunlara genel yanıtlar vermeye çalışıyorlar. Fakat modern dünya seçmeni artık, sorunlarına direkt yanıt ve karşısında gerçek bir muhatap arıyor. Artık çözüm şehrin en kalabalık alanlarına pankartlar asmak değil. Herkesin telefonuna, bilgisayarına mahalle mahalle sorunlara yönelik çalışmalardan bahsetmek. Çünkü seçmen günün stresinde, metropol koşuşturmacasında bu pankartları okumuyor… Bir çok adayı tanımıyor, hikayesini bilmiyor. Son 3-4 seçimde olduğu gibi gelişen teknolojiyle birlikte seçimlerden zaferle ayrılmak isteyen siyasiler, siyasi partiler tüm dijital mecraları aktif bir şekilde kullanmalı ve kişilerin sorunlarına özel içerikler üretmelidirler. Başarının sırrı artık dijitalleşmekten geçmektedir.

Türkiye’de 51 milyon sosyal medya kullanıcısı bulunuyor. Nüfusun %77’si akıllı telefon kullanıcısı, günde bilgisayarda veya telefonda harcanan zaman ortalama 7 saat ve en çok izlenen mecra YouTube iken; dijitalleşme ve kendimizi dijitalle anlatma hayatın ve ekonominin her yerinde artık genel bir kural oldu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.