Ömer Hayyam kimdir? Sözleri, Rubaileri ve Şiirleri

Bu haber 01 Ocak 2020 - 18:17 'de eklendi ve 6 views kez görüntülendi.

Ömer Hayyam’ın tam adı Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim el-Hayyam’dır. 18 Mayıs 1048 tarihinde dünyaya gelmiştir. Şair, filozof, matematikçi ve astronomdur. Ömer Hayyam, Nişabur’da doğmuştur. Yaşadığı dönemin ünlü veziri Nizammülmülk ve Hasan Sabbah ile aynı medresede aynı hoca tarafından eğitilmiş ve hayatı boyunca vezir Nizammülmülk ve Hasan Sabbah ile ilişkisini kesmemiştir.

Nizamülmülk Kimdir?

Nizâmülmülk veya gerçek adıyla Ebu Ali Kıvamuddin Hasan bin Ali bin İshak et-Tûsî, Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri ve Siyâsetnâme adlı kitabın yazarı olan Fars devlet adamı ve siyaset bilimcisi. Devlet yönetiminde hayli etkili olan Nizamülmülk’ün vezirliği Alparslan ve Melikşah dönemlerine yayılmıştır.

ömer hayyam eserleri

Hasan Sabbah, İslam’ın İsmaililik mezhebine dayalı olarak kurduğu Haşhaşiler tarikatı ile tanınan bir Orta Çağ lideridir.

 

Ömer Hayyam, evreni anlamak için kendi içinde akıl yürütmelerde bulunmuş ve bunu eşine az rastlanır bir edebi başarıyla dörtlükler halinde dışa aktarmıştır. Adındaki ‘Hayyam’ ifadesinin anlamı çadırcı demektir ve babasının mesleğinden gelmektedir.

Ömer Hayyam, aynı zamanda çok iyi bir matematikçiydi. Üçüncü dereceden denklemlerle ilgilenmiş ve yazdığı bir eserinde bilinmeyen rakamların yerine Arapçada ‘şey’ anlamına gelen kelimeyi kullanmıştır. Daha sonra bu kelime, bilinmeyen rakamının simgesi ‘x’ olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Binom açılımını ilk kullanan insan Ömer Hayyam’dır. Geçmişte yaşamış birçok ünlü ismin aksine, Ömer Hayyam’ın doğum tarihi günü gününe bilinmektedir. Bunun sebebi, Ömer Hayyam’ın takvim konusunda uzmanlaşmış olmasıdır.

Hayyam’ın yaşadığı dönem, kendisi gibi çağların ötesinde ve tarihin gördüğü en büyük düşünürlerden birini yaratacak, sosyo-kültürel altyapıya sahipti. Selçuklu saraylarında, sentez bir Ortadoğu kültürü oluşmaya başladığı bir dönemde yaşayan Ömer Hayyam, böylece nispeten tarafsız ve bilimsel bir eğitim görmüştür. Felsefeyi günah saymayan bir toplum içinde felsefeyle ilgilenebilmiştir.

Ömer Hayyam aynı zamanda, dünya bilim tarihi içinde de önemli bir yerdedir. Günümüzde kullanılan miladi ve hicri takvimlerden çok daha hassas olan celali takvimini, Ömer Hayyam hazırlamıştır.

Paskal üçgeni, ilk defa Ömer Hayyam tarafından oluşturulmuştur. Matematik ve astronomi alanında dünyanın önde gelen bilim insanları arasına girmeyi başarmıştır. Ömer Hayyam ne zaman öldü? 4 aralık 1131’de vefat etmiştir.

Ömer Hayyam’ın Rubaileri

ömer hayyam rubailer

Ömer Hayyam, döneminin en güçlü şairleri arasındadır. İran ve doğu edebiyatında rubai türünün kurucusu olarak kabul edilir. Edebiyat alanında bıraktığı rubaileri hala anlamını korumaktadır. Ömer Hayyam’ın rubaileri arasında en çok bilinenlerden bazıları şu şekildedir:

Ölüm

Yaşamanın sırlarını bileydin
Ölümün sırlarını da çözerdin;
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:
Yarın, akılsız, neyi bileceksin?

Lale

Bülbül ötmeğe başlayınca bahçemizde;
Bir lale gibi açsın şarap elimizde;
Elde kadehle öldü diyecekler bir gün,
Ko desin cahil herifler, ne umrumuzda.

Cehennem

Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.

Günah

Var mı dünyada günah işlemeyen söyle:
Yaşanır mı hiç günah işlemeden söyle;
Bana kötü deyip kötülük edeceksen,
Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle.

Felek

Felek ne cömert ne aşağılık insanlara!
Han hamam, dolap değirmen, hep onlara.
Kendini satmayan adama ekmek yok:
Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!

Zaman

Ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri?
Sana düşer azapların, tövbelerin beteri.
Alçakları besler, yoksulları ezer durursun:
Ya bunak bir ihtiyarsın, ya da eşeğin biri.

Tanrı

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tespih, post, seccade güzel;
Ama Tanrı kanar mı bunlara?

Umut

Ey özünün sırlarına akıl ermeyen;
Suçumuza, duamıza önem vermeyen;
Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık;
Umudumu rahmetine bağlamışım ben.

Keyif

Ha Belh’te ölmüşsün, ha Bağdat’ta hepsi bir;
Kadeh doldu mu, acı da olsa içilir.
Keyfine bak; çok aylar doğmuş batmış sensiz;
Sensiz daha çok ayların on dördü gelir.

Pergel

Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
İki başımız var, bir tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
Er geç baş başa verecek değil miyiz?

Kötü

Öldürmek de, yaşatmak da senin işin;
Bu dünyayı gönlünce düzenleyen sensin.
Ben kötüyüm diyelim, kimde kabahat?
Beni böyle yaratan sen değil misin?

İyilik

En doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen;
İyilik seven kötülük edemez zaten.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur:
Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.

Şarap

Baharlar yazlar geçer sonbahar gelir;
Ömrümün yaprakları dökülür bir bir;
Şarap iç, gam yeme, bak ne demiş bilge:
Dünya dertleri zehir, şarap panzehir.

Ömer Hayyam Şiirleri

Ömer Hayyam Şiirleri

Ömer Hayyam şiirleri genellikle aşk, sevinç ve hayatın tadını çıkarma gibi dünyevi konuları işlemiştir. Bunun yanı sıra aşırılıktan uzaklaşma ve sınırsız bir hümanizmin de izlerini görmek mümkündür. Ömer Hayyam şiirlerinde derin bir felsefenin işlendiğini söylemek mümkündür. Ömer Hayyam’ın şiirleri yaşadığı dönemde kağıda dökülememiş; usta düşünür hayatını kaybettikten sonra dörtlükler haline getirilmeye başlanmıştır.

Sefa Sür

Geçmiş günü beyhude yere yâd etme,
Bir gelmemiş an için de feryat etme
Geçmiş gelecek masal bunlar hep
Eğlenmene bak ömrünü berbat etme.

Niceleri geldi, neler istediler,
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.

Dünyada ne var, kendine dert eyleyecek,
Bir gün gelecek ki can bedenden gidecek,
Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün…
Zira senin üstünde de otlar bitecek

Ey Kör!

Ey kör! bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!

Zaman

Çayda akan su gibi , çölde esen yel gibi
İşte bir günü daha kayboldu ömrümün.
Ben ben oldukça iki günün gamını bir çekmem.
Biri geçip giden gün biri gelecek gün

Özgürlük

Özgürlük yoluna girmezsen,
Bu yolda koşmazsan var gücünle,
Yıkamazsan yüzünü yüreğinin kanında,
Yarın avucunu yalarsın.

Adam dediğin kendini yok bilmedimi,
Cayır cayır yanmadımı yürek dediğin,
Hadi öyleyse uğurlar olsun.

Sevgili! Bir Başka Güzelsin

Sevgili! Bir başka güzelsin bugün,
Ay gibisin! Pırıl pırıl gülüşün,
Güzeller yalnız bayram günleri süslenir,
Seninse bayramları süsler gül yüzün.

Var Mı Dünyada Günah İşlemeyen

Kim senin yasanı çiğnemedi ki söyle?
Günahsız bir ömrün tadı ne ki söyle
Yaptığım kötülüğü kötülükle ödetirsen sen
sen ile ben arasında ne fark kalır ki söyle

Ömer Hayyam Sözleri

Ömer Hayyam sözleri

Ömer Hayyam, zamanının en önemli düşünürlerinden bir tanesidir. Ömer Hayyam sözleri, zamanının ötesinde mesajlar içerir ve yüzyıllar öncesinden günümüze ışık tutar niteliktedir. Bununla birlikte Ömer Hayyam’ın, hayatın güzelliği ve şarap üzerine sözleri de vardır. İşte Ömer Hayyam sözlerinden bazıları.

Akıl bu kadehi övdükçe över; alnından sevgiyle öptükçe öper; zaman usta’ysa bu canım nesneyi hem yapar hem kırıp bin parça eder.

Akılla bir konuşmam oldu dün gece, sana soracaklarım var dedim ? Sen ki her bilginin temelisin, bana yol göstermelisin. Yaşamaktan bezdim, ne yapsam..? Bir kaç yıl daha katlan dedi. Nedir dedim bu yaşamak ? Bir düş dedi ; bir kaç görüntü. Evi barkı olmak nedir dedim..? Biraz keyfetmek için, yıllar yılı dert çekmek dedi. Bu zorbalar ne biçim adamlar dedim ? Kurt, köpek, çakal, makal, dedi. Ne dersin bu adamlara dedim..? Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi. Benim bu deli gönlüm dedim, ne zaman akıllanacak ? Biraz daha kulağı burkulunca dedi. Hayyam’ ın bu sözlerine ne dersin dedim..? Dizmiş alt alta sözleri ; hoşbeş etmiş derim dedi.

Aklı olan paraya değer vermez,
Ama parasız dünya da çekilmez;
Eli boş menekşe boynunu büker,
Gül altın kasede gülmezlik etmez

Aşk ki gerçek değilse, tutkusu olmaz. Ateşi koze döner, kokusu olmaz. Aşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar; güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz.

Ayrılığın özlemin her şeyin bir hazzı var. Seni anlamak da güzel, seni beklemek kadar.

Bahtımın kökü yeşerip dal budak da verse eğretidir bu ömür diye giydiğin elbise; mıhları gevşek bir gölgeliktir beden çadırı, pek dayanma sakın ne kadar sağlam da görünse

Ben hangi şarapla sarhoş olursam olurum; ateşe, puta, neye taparsam taparım; herkes bir türlü görmek istiyor beni. Ben kendimi ne türlü yaparsam yaparım..

Ben ne camiye yararım, ne havraya.
Bir başka hamur benimki, başka maya.
Yoksul gâvur, çirkin orospu gibiyim:
Ne din umrumda, ne cennet, ne dünya!

Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
Sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok.
Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.

Benim halimden haber sorarsan, bir çift sözüm var sana, yürekten: sevginle gireceğim toprağa, sevginle çıkacağım topraktan.

Bilgenin yüreğinde her dilek,
Anka kuşu gibi gizli gerek.
Damla nasıl inci olur denizde:
Sedefler içinde gizlenerek.

Ömer Hayyam’ın tam adı Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim el-Hayyam’dır. 18 Mayıs 1048 tarihinde dünyaya gelmiştir. Şair, filozof, matematikçi ve astronomdur. Ömer Hayyam, Nişabur’da doğmuştur. Yaşadığı dönemin ünlü veziri Nizammülmülk ve Hasan Sabbah ile aynı medresede aynı hoca tarafından eğitilmiş ve hayatı boyunca vezir Nizammülmülk ve Hasan Sabbah ile ilişkisini kesmemiştir.

Nizamülmülk Kimdir?

Nizâmülmülk veya gerçek adıyla Ebu Ali Kıvamuddin Hasan bin Ali bin İshak et-Tûsî, Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri ve Siyâsetnâme adlı kitabın yazarı olan Fars devlet adamı ve siyaset bilimcisi. Devlet yönetiminde hayli etkili olan Nizamülmülk’ün vezirliği Alparslan ve Melikşah dönemlerine yayılmıştır.

ömer hayyam eserleri

Hasan Sabbah, İslam’ın İsmaililik mezhebine dayalı olarak kurduğu Haşhaşiler tarikatı ile tanınan bir Orta Çağ lideridir.

 

Ömer Hayyam, evreni anlamak için kendi içinde akıl yürütmelerde bulunmuş ve bunu eşine az rastlanır bir edebi başarıyla dörtlükler halinde dışa aktarmıştır. Adındaki ‘Hayyam’ ifadesinin anlamı çadırcı demektir ve babasının mesleğinden gelmektedir.

Ömer Hayyam, aynı zamanda çok iyi bir matematikçiydi. Üçüncü dereceden denklemlerle ilgilenmiş ve yazdığı bir eserinde bilinmeyen rakamların yerine Arapçada ‘şey’ anlamına gelen kelimeyi kullanmıştır. Daha sonra bu kelime, bilinmeyen rakamının simgesi ‘x’ olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Binom açılımını ilk kullanan insan Ömer Hayyam’dır. Geçmişte yaşamış birçok ünlü ismin aksine, Ömer Hayyam’ın doğum tarihi günü gününe bilinmektedir. Bunun sebebi, Ömer Hayyam’ın takvim konusunda uzmanlaşmış olmasıdır.

Hayyam’ın yaşadığı dönem, kendisi gibi çağların ötesinde ve tarihin gördüğü en büyük düşünürlerden birini yaratacak, sosyo-kültürel altyapıya sahipti. Selçuklu saraylarında, sentez bir Ortadoğu kültürü oluşmaya başladığı bir dönemde yaşayan Ömer Hayyam, böylece nispeten tarafsız ve bilimsel bir eğitim görmüştür. Felsefeyi günah saymayan bir toplum içinde felsefeyle ilgilenebilmiştir.

Ömer Hayyam aynı zamanda, dünya bilim tarihi içinde de önemli bir yerdedir. Günümüzde kullanılan miladi ve hicri takvimlerden çok daha hassas olan celali takvimini, Ömer Hayyam hazırlamıştır.

Paskal üçgeni, ilk defa Ömer Hayyam tarafından oluşturulmuştur. Matematik ve astronomi alanında dünyanın önde gelen bilim insanları arasına girmeyi başarmıştır. Ömer Hayyam ne zaman öldü? 4 aralık 1131’de vefat etmiştir.

Ömer Hayyam’ın Rubaileri

ömer hayyam rubailer

Ömer Hayyam, döneminin en güçlü şairleri arasındadır. İran ve doğu edebiyatında rubai türünün kurucusu olarak kabul edilir. Edebiyat alanında bıraktığı rubaileri hala anlamını korumaktadır. Ömer Hayyam’ın rubaileri arasında en çok bilinenlerden bazıları şu şekildedir:

Ölüm

Yaşamanın sırlarını bileydin
Ölümün sırlarını da çözerdin;
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:
Yarın, akılsız, neyi bileceksin?

Lale

Bülbül ötmeğe başlayınca bahçemizde;
Bir lale gibi açsın şarap elimizde;
Elde kadehle öldü diyecekler bir gün,
Ko desin cahil herifler, ne umrumuzda.

Cehennem

Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.

Günah

Var mı dünyada günah işlemeyen söyle:
Yaşanır mı hiç günah işlemeden söyle;
Bana kötü deyip kötülük edeceksen,
Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle.

Felek

Felek ne cömert ne aşağılık insanlara!
Han hamam, dolap değirmen, hep onlara.
Kendini satmayan adama ekmek yok:
Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!

Zaman

Ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri?
Sana düşer azapların, tövbelerin beteri.
Alçakları besler, yoksulları ezer durursun:
Ya bunak bir ihtiyarsın, ya da eşeğin biri.

Tanrı

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tespih, post, seccade güzel;
Ama Tanrı kanar mı bunlara?

Umut

Ey özünün sırlarına akıl ermeyen;
Suçumuza, duamıza önem vermeyen;
Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık;
Umudumu rahmetine bağlamışım ben.

Keyif

Ha Belh’te ölmüşsün, ha Bağdat’ta hepsi bir;
Kadeh doldu mu, acı da olsa içilir.
Keyfine bak; çok aylar doğmuş batmış sensiz;
Sensiz daha çok ayların on dördü gelir.

Pergel

Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
İki başımız var, bir tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
Er geç baş başa verecek değil miyiz?

Kötü

Öldürmek de, yaşatmak da senin işin;
Bu dünyayı gönlünce düzenleyen sensin.
Ben kötüyüm diyelim, kimde kabahat?
Beni böyle yaratan sen değil misin?

İyilik

En doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen;
İyilik seven kötülük edemez zaten.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur:
Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.

Şarap

Baharlar yazlar geçer sonbahar gelir;
Ömrümün yaprakları dökülür bir bir;
Şarap iç, gam yeme, bak ne demiş bilge:
Dünya dertleri zehir, şarap panzehir.

Ömer Hayyam Şiirleri

Ömer Hayyam Şiirleri

Ömer Hayyam şiirleri genellikle aşk, sevinç ve hayatın tadını çıkarma gibi dünyevi konuları işlemiştir. Bunun yanı sıra aşırılıktan uzaklaşma ve sınırsız bir hümanizmin de izlerini görmek mümkündür. Ömer Hayyam şiirlerinde derin bir felsefenin işlendiğini söylemek mümkündür. Ömer Hayyam’ın şiirleri yaşadığı dönemde kağıda dökülememiş; usta düşünür hayatını kaybettikten sonra dörtlükler haline getirilmeye başlanmıştır.

Sefa Sür

Geçmiş günü beyhude yere yâd etme,
Bir gelmemiş an için de feryat etme
Geçmiş gelecek masal bunlar hep
Eğlenmene bak ömrünü berbat etme.

Niceleri geldi, neler istediler,
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.

Dünyada ne var, kendine dert eyleyecek,
Bir gün gelecek ki can bedenden gidecek,
Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün…
Zira senin üstünde de otlar bitecek

Ey Kör!

Ey kör! bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!

Zaman

Çayda akan su gibi , çölde esen yel gibi
İşte bir günü daha kayboldu ömrümün.
Ben ben oldukça iki günün gamını bir çekmem.
Biri geçip giden gün biri gelecek gün

Özgürlük

Özgürlük yoluna girmezsen,
Bu yolda koşmazsan var gücünle,
Yıkamazsan yüzünü yüreğinin kanında,
Yarın avucunu yalarsın.

Adam dediğin kendini yok bilmedimi,
Cayır cayır yanmadımı yürek dediğin,
Hadi öyleyse uğurlar olsun.

Sevgili! Bir Başka Güzelsin

Sevgili! Bir başka güzelsin bugün,
Ay gibisin! Pırıl pırıl gülüşün,
Güzeller yalnız bayram günleri süslenir,
Seninse bayramları süsler gül yüzün.

Var Mı Dünyada Günah İşlemeyen

Kim senin yasanı çiğnemedi ki söyle?
Günahsız bir ömrün tadı ne ki söyle
Yaptığım kötülüğü kötülükle ödetirsen sen
sen ile ben arasında ne fark kalır ki söyle

Ömer Hayyam Sözleri

Ömer Hayyam sözleri

Ömer Hayyam, zamanının en önemli düşünürlerinden bir tanesidir. Ömer Hayyam sözleri, zamanının ötesinde mesajlar içerir ve yüzyıllar öncesinden günümüze ışık tutar niteliktedir. Bununla birlikte Ömer Hayyam’ın, hayatın güzelliği ve şarap üzerine sözleri de vardır. İşte Ömer Hayyam sözlerinden bazıları.

Akıl bu kadehi övdükçe över; alnından sevgiyle öptükçe öper; zaman usta’ysa bu canım nesneyi hem yapar hem kırıp bin parça eder.

Akılla bir konuşmam oldu dün gece, sana soracaklarım var dedim ? Sen ki her bilginin temelisin, bana yol göstermelisin. Yaşamaktan bezdim, ne yapsam..? Bir kaç yıl daha katlan dedi. Nedir dedim bu yaşamak ? Bir düş dedi ; bir kaç görüntü. Evi barkı olmak nedir dedim..? Biraz keyfetmek için, yıllar yılı dert çekmek dedi. Bu zorbalar ne biçim adamlar dedim ? Kurt, köpek, çakal, makal, dedi. Ne dersin bu adamlara dedim..? Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi. Benim bu deli gönlüm dedim, ne zaman akıllanacak ? Biraz daha kulağı burkulunca dedi. Hayyam’ ın bu sözlerine ne dersin dedim..? Dizmiş alt alta sözleri ; hoşbeş etmiş derim dedi.

Aklı olan paraya değer vermez,
Ama parasız dünya da çekilmez;
Eli boş menekşe boynunu büker,
Gül altın kasede gülmezlik etmez

Aşk ki gerçek değilse, tutkusu olmaz. Ateşi koze döner, kokusu olmaz. Aşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar; güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz.

Ayrılığın özlemin her şeyin bir hazzı var. Seni anlamak da güzel, seni beklemek kadar.

Bahtımın kökü yeşerip dal budak da verse eğretidir bu ömür diye giydiğin elbise; mıhları gevşek bir gölgeliktir beden çadırı, pek dayanma sakın ne kadar sağlam da görünse

Ben hangi şarapla sarhoş olursam olurum; ateşe, puta, neye taparsam taparım; herkes bir türlü görmek istiyor beni. Ben kendimi ne türlü yaparsam yaparım..

Ben ne camiye yararım, ne havraya.
Bir başka hamur benimki, başka maya.
Yoksul gâvur, çirkin orospu gibiyim:
Ne din umrumda, ne cennet, ne dünya!

Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
Sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok.
Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.

Benim halimden haber sorarsan, bir çift sözüm var sana, yürekten: sevginle gireceğim toprağa, sevginle çıkacağım topraktan.

Bilgenin yüreğinde her dilek,
Anka kuşu gibi gizli gerek.
Damla nasıl inci olur denizde:
Sedefler içinde gizlenerek.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.