“Bahçeli seçimle yenemeyeceği Kılıçdaroğlu’nu hapse attırmak istiyor”

Devlet Bahçeli’nin Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak Yüce Divan’ı işaret etmesini değerlendiren gazeteci Murat Yetkin, rakiplerini yenemeyeceğini anlayan Bahçeli’nin, Kılıçdaroğlu’nu hapse attırmak istediğini yazdı.

Bu haber 06 Ekim 2019 - 14:58 'de eklendi ve 10 views kez görüntülendi.

Gazeteci Murat Yetkin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak gerçekleştirdiği “Yüce Divan yolu açılsın” çıkışını değerlendirdi. Bahçeli’nin bu taktiğinin ‘tehlikeli bir oyun ve demokrasiye tuzak’ olduğunu ifade eden Yetkin, Bahçeli için “Seçimle yenemeyeceği rakiplerini, üstelik siyasi sorumluluğu Erdoğan ve AK parti omuzlarında olmak kaydıyla hapse attırarak siyaset sahnesinden kaldırma taktiğini geliştiriyor.” ifadelerini kullandı.

Murat Yetkin’in “Bahçeli’nin Erdoğan’ı çektiği Kılıçdaroğlu tuzağı” başlığıyla kalema aldığı yazının bir bölümü şöyle:

Seçimle yenemeyeceğini hapse attırma taktiği

Bahçeli’nin siyasette fırsatçılığı yeni bir düzeye indiren taktikleri artık açıklık kazanmaya başladı.
Bahçeli, 7 Haziran 2015 akşamı o zamana dek HDP’ye karşı ateşli bir şekilde savunduğu yüzde 10 barajının, MHP’yi HDP’nin arkasına ittiğini gördü. O seçimlerde Erdoğan’ın parlamentoda güvenoyu alma riskinin ortaya çıkması Bahçeli için bir fırsattı. 2016 darbe girişimi ardından 2017’de Erdoğan’la birlikte çalıştıkları Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde ne başbakan, ne Meclis’te güvenoyu, ne yüzde 10 barajı kaldı.

Böylece Bahçeli, artık seçim kazanmak, İYİ Parti’nin kuruluşuyla birlikte yüzde 10 için çabalayıp Meclis’e girmek zorunda kalmayacaktı. Önce 2017 halk oylaması, sonra 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve nihayet 2019 yerel seçimlerinde ön ayak olduğu Cumhur İttifakı üzerinden AK Parti’nin gizli koalisyon ortağı gibi hükümet işlerinde söz hakkına sahip oldu. Örneğin içişleri ve adalet bakanlarını üstelik AK Parti bünyesinden gelen eleştirilere karşı savunma hakkını kendisinde görüyor.

Seçimle yenemeyeceği rakiplerini, üstelik siyasi sorumluluğu Erdoğan ve AK parti omuzlarında olmak kaydıyla hapse attırarak siyaset sahnesinden kaldırma taktiğini geliştiriyor. Erdoğan’a bu tehlikeli teklifi getirmesinin ertesi günü de Erdoğan’dan “Yüzde 40 planının söz konusu olmadığı” teminatını almış oluyor.

Tehlikeli oyun, demokrasiye tuzak

Parti liderlerinin hapse atılarak siyaset sahnesinden çıkarılma girişimleri, yakın zamana dek askeri darbelerin yan ürünü sayılırdı. Demokrat Parti liderleri Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes 27 Mayıs 1960, her ikisi de başbakanlık yapmış Adalet Partisi lideri Süleyman Demirel ve CHP lideri Bülent Ecevit de 12 Eylül 1980 darbeleri sonunda hapsedilmişti. 12 Eylül’ün hapse attığı liderler arasında Erdoğan’ın siyasete yanında başladığı MSP lideri Necmettin Erbakan ve Bahçeli’nin siyasete yanında başladığı MHP lideri Alparslan Türkeş de vardı. (Türkeş, Başbakan Menderes ile Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın idamına onaylandığı sırada Hindistan’da sürgünde olsa da 27 Mayıs darbesini yapan cuntanın üyesiydi.) Yakın dönemde bunun istisnası ortaya çıktı. HDP eş-genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ 2016 Kasım ayında hapsedildi, tutuklandı; onun öncesinde de 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimini görüyoruz.

Şimdi ortada neyse ki darbe de, girişimi de yok, ama Bahçeli’nin, ana muhalefetteki Cumhuriyetin kurucu partisi CHP’nin, yerel seçimlerde izlediği ittifaklar politikası başarıya ulaşan lideri Kılıçdaroğlu’nu yargı yoluyla siyaset sahnesinden kaldırma girişimi var.

Bahçeli’nin önerisi sadece Kılıçdaroğlu değil, Erdoğan’a ve Türkiye’de çoğulcu demokrasiden yana ne kaldıysa ona da yönelik bir tuzak gibi duruyor. Bu yol bir kez açıldı mı, ileride herkes oradan geçebilir; o yolu açanlar dahil.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.