“Babacan ve Davutoğlu veballeri yokmuş gibi sıyrılamazlar”

Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun yeni parti hazırlıklarını değerlendiren KONDA’nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır, iki ismin de toplum önünde özeleştiri yapması gerektiğini vurgulayarak, “17 yılda veballeri yokmuş gibi sıyrılamazlar” dedi.

Bu haber 01 Temmuz 2019 - 13:12 'de eklendi ve 5 views kez görüntülendi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin ardından iç politikadaki gelişmeleri değerlendiren KONDA’nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır, AKP’nin iki önemli ismi Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun yeni parti hazırlıklarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. T24’ten Hakan Aksay’ın canlı yayın konuğu olan Ağırdır, Babacan ile Davutoğlu’nun toplumun karşısına çıkarak özeleştiri yapması gerektiğini vurgularken, “Sanki geride kalan 17 yılda sorumlulukları yokmuş gibi davranarak bu işten sıyrılamazlar.” dedi.

KONDA’nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır, Hakan Aksay’ın sorularını yanıtladı:

“BABACAN VE DAVUTOĞLU’NUN ÖNEMLİ HANDİKAPLARI VAR”

“Babacan ile Davutoğlu’nun kuracağı partiler, AKP içinde bir zayıflamaya neden olacak mı?”

Teorik olarak mümkündür ama ben Davutoğlu’nun şansı olduğunu sanmıyorum. Her iki grup için de başarı eğer parti tabelası asarak seçime girmek ise bunu başarabilirler. Fakat başarı toplumdan oy alabilmekse Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun da önemli handikaplarının olduğunu baştan söylemek lazım. Her iki grup da 17 yıl boyunca AKP’nin içindeydi. Açık sesten ve kamuoyunu da uyararak hiçbir politikaya itiraz ettiklerini duymadık. Toplumun karşısına çıkarak açık yüreklilikle özeleştiri yapmadan parti tabelası asmakta başarılı olabilirler ama oy almak başka bir şey.

Türkiye insanının balık hafızalı olmadığını onlar da görürler.

Diğer taraftartan baharsak Davutoğlu’nun handikapı daha fazla. Ali Babacan ile Gül kadrosu dış kredi ve İstanbul sermayesi açısından, ekonomik meseleleri daha ön plana koymaları açısından daha fazla şansa sahip gibi bir algı var. Bu açıdan Davutoğlu’na kıyasla böyle bir heyecan yaratma ihtimalleri fazladır.

Ama 2 grup için de kritik mesele, toplumun önünde açıkça bir özeleştiri yapmadan sadece güzel laflarla sanki geride kalan 17 yılda sorumlulukları yokmuş gibi davranarak bu işten sıyrılamazlar.

Yeni partiler hangi blokta yer alacak?

Parti kurduktan sonra hemen muhalefet bloğuna katılırlar diyemiyorum. Çünkü her iki grubunda konuşmalarına bakılırsa AKP politikalarının yenilenmesini vurgulayan, 2002 duruşuna geri dönmesini ima eden yaklaşımlardan besleniyorlar.

Bunların geçerlilik payı elbette var ama ıskaladıkları nokta da şu; 2002’den 2019’a kadar Türkiye’nin sosyolojisinde, ekonomisinde, kent ve metropollerinde dinamikler değişti. Toplumsal doku farklılaştı. Kendilerinin değişime öncülük ettiği bu sosyolojinin, bugünkü ihtiyaç ve talepleri değil de hala 2000’lerin başındaki tespitlerden yola çıkıyorlarsa unutmamalılar ki bu ülkenin toplumsal dokusu değişti.
Bu nedenle ben iki grupta da yeni toplumsal dokuyu anlama çabasına dair bir emare görmedim.

Erken seçim gündeme gelir mi?

İBB Başkanlığı seçimleri tek başına bunu yaratmaz ama mümkündür. Hem oluşan farkın büyüklüğü hem de iktidar bloğunda ürettiği moral bozukluğunun çok büzük olduğu açık. MHP’nin hükümet üzerindeki özgül ağırlığının artacağı da bir gerçek. Türkiye’nin dış meseleleri ve iç politikadaki kutuplaşma tetikleyici rolü olma potansiyeli de vardır. Ama başkanlık makamına bu kadar yetki tanınmışken, 1 yıl içinde bir seçim beklemiyorum. İktidarın ve ortağının bu güç üzerinden bir takım şeyleri yapmadan kolayca seçime gidip bu güçten vazgeçmeyi göze alacağını sanmıyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.