Abdullah Gül: “Mutlak hakimiyet sadece Allah’a mahsustur”

Saadet Partisi tarafından düzenlenen D-8 etkinliğinde konuşan Abdullah Gül, partili cumhurbaşkanlığı sistemini eleştirirken; “Mutlak otoritenin sürdürülebilirliği mümkün değildir; mutlak hâkimiyet sadece Allah’a mahsustur.” ifadelerini kullandı.

Bu haber 29 Haziran 2019 - 13:43 'de eklendi ve 4 views kez görüntülendi.

AKP’nin 23 Haziran İBB seçimlerinde aldığı ağır yenilginin ardından muhafazakar kesimde yaşanan hareketlilik dikkat çekiyor. Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun yeni parti hazırlıkları hız kazanırken; Saadet Partisi cephesi de düzenlediği D-8 etkinliğiyle adeta ‘gövde gösterisi’ yaptı.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yoğun ilgiyle karşılandığı D-8 etkinliğinde partili cumhurbaşkanlığı sistemine ilişkin oldukça dikkat çekişi mesajlar verdi. Mutlak otoriter sistemin ‘sürdürülemez’ olduğunu ifade eden Gül, “Mutlak hâkimiyet sadece Allah’a mahsustur.” dedi. İslam ülkelerindeki huzursuzluk ve ekonomik problemlere dikkat çeken Gül insan haklarının, demorkasinin, hukukun ve diyaloğun iyileştirilmesi gerektiği uyarısında bulundu.

“RAHMETLİ ERBAKAN HOCAMIZI ANIYORUZ”

Gül, “Rahmetli Erbakan Hocamızı rahmetle anıyoruz. Bu teşkilat kurulurken adalet, eşitlik, diyalog, uzlaşı; ulvi prensipler ve evrensel değerlerdir. Mutlak yönetimlerde, mutlak otoritenin sürdürülebilirliği mümkün değildir; mutlak hâkimiyet sadece Allah’a mahsustur. Bugün üzülerek ifade etmek isterim ki bu kadar şey İslam dünyasını bitirmemiş gibi çok daha büyük bir savaş bulutları üzerimizde dolaşmaktadır. İran- Arap savaşları…”ifadesini kullandı.

“KENDİ EVİMİZ DÜZENLİ OLMAZSA…”

Gül, “Bunların olmaması için güzel düşüncelerle rahmetli hocamız Erbakan bu fikri ortaya atarak bu ülkelerin işbirliği yapmasını, ekonomi ve dünya barışına yardım edecek adımların atılmasını istedi. Her şeyin başı, herkesin kendi evinden geçiyor. Kendi evi düzenli olmazsa bir ülkenin, kendi evi itibarlı olmazsa dünya ülkeleri nezdinde o zaman kendisine bir faydası olmadığı gibi, bölgesine, komşularına ve İslam dünyasının meselelerine de bir katkısı olmuyor. Bununla da neyi kastettiğim gayet açık. İnsan haklarının, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, diyalogun, huzurun; bütün bunların sağlanması gerekir.” diye konuştu.

YUMUŞAK GÜÇ VURUSU

Gül, “Silahlar, tanklar caydırıcılık anlamında önemli ama o ülkenin yumuşak gücü yoksa etkili olmaz. Hepimizin birbirimize yardım etmemiz gerekiyor. Dayanışma içinde olmamız gerekir. Şüphesiz ki hiçbirimiz naif olacak değiliz. Önce kendi ülkelerimizi sağlam yapmamız gerekir. Kendi ülkelerimizin sağlamlığı da muhakkak ki huzur, mutluluk ve ekonomik refahtan geçiyor. Bunun yolu da medeni bir şekilde demokrasi ve hukuk standartlarının yükseltilmesi, insan hakları meselelerinin halledilmesi ile açık-şeffaf rekabet ortamlarının oluşturulmasından geçiyor.” ifadesini kullandı.

KARAMOLLAOĞLU’NA TEŞEKKÜR

Gül konuşmasını, “Bütün bunların rüyasını gördüğü için değerli hocamız bu ilkeleri sıraladı. Şimdi bunları hayata geçirmek bu ülkeleri yönetenlere, siyasetçilerine ve düşünürlerine rol düşmektedir. Bu anlamda bugünkü toplantıyı değerli buluyorum. Bundan dolayı Temel Bey ve arkadaşlarına teşekkür ediyorum” sözleri ile tamamladı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.